Blog

Ağzını Kapat ve Hayatını Kurtar

Yazımın başlığı Amerika’lı hukukçu, ressam, yazar ve seyyah George Catlin’in 1869 yılında yayınlanan “SHUT YOUR MOUTH AND SAVE YOUR LIFE” adlı kitabından alınmıştır. George Catlin Amerikalı yerlilerin arasında çok zaman geçirmiş, onların portrelerini yapmış, bir yandan da yaşamlarını gözlemlemiştir. Onların burun solunumunu ne kadar önemsediklerini, ağız solunumu yapıldığında kişinin zayıflayacağı ve hastalanacağı düşüncesinin toplumda yaygın olduğunu görmüştür. Hatta kızılderili annelerin yenidoğan bebeklerinin ağzını sürekli (uyurken bile) kapattıkları ve onları burun solunumuna zorladıklarını farketmiştir. Sonrasında bu kitabı yazmıştır.

Burun solunumunun ne kadar önemli olduğu aslında binlerce yıldır bilinen bir konudur. Pranayamik nefes tekniklerinde çok nadir istisnalar dışında nefes hep burundan alınır ve verilir. Burun solunumunun faydaları günümüzde bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. İşte bunlardan bazıları: Burun solunumu yaparak;

• Dışardan aldığınız havayı filtre eder, ısıtır ve burun mukozanızı nemli tutarsınız.

• Hücrelerinize daha fazla oksijen gönderirsiniz.

• Aşırı karbondioksit kaybetmezsiniz.

• Sinüslerinizin havalanmasını sağlar ve nitrik oksit salgılanmasını uyarırsınız.

•Karbondioksit ve nitrik oksit aracılığıyla hava yollarınızı (bronşlar) açar ve damarlarınızı genişletirsiniz.

•Burun kanallarınız açılır ve rahat soluk alıp verirsiniz.

• Ses tellerinizi korursunuz.

•Sağlıklı ve düzgün diş ve ağız-çene yapısına sahip olursunuz. Bunlar sayesinde;

•Az nefesle çok iş yapmış olursunuz.

•Oksidatif stres yükünüz azalır.

•Burun ve akciğer floranızı korursunuz.

•Stresiniz azalır, kan basıncınız ve nabzınız düşer.

•Uyku kaliteniz artar.

•Daha kolay odaklanırsınız, daha hızlı öğrenirsiniz.

•Daha mutlu, enerjik ve sağlıklı yaşarsınız.

Şimdi de ağız solunumunun zararlarından bahsedelim: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ağzımız soluk alıp vermek için değil, yemek, içmek ve konuşmak için vardır. Bu nedenle yeme-içme ve konuşma dışında lütfen ağzımızı kapalı tutalım. Çünkü ağız solunumu yaparak:

• Akciğerlere giden havayı filtre edemediğimiz için vücudumuzun bakteri ve virüs yükü artar.

•Kanda karbondioksit azalır ve Bohr etkisi baskılanır. Kısaca açıklamak gerekirse, normal koşullarda oksijeni dokulara taşıyan hemoglobin molekülünün hücrelere oksijeni kolayca bırakabilmesi için karbondioksit kısmi basıncının artması ve pH değerinin düşmesi gerekir. Böylece hemoglobinin oksijene olan ilgisi azalır ve onu dokulara bırakır. Ancak sürekli ağız solunumu yaptığımızda kısmi karbondioksit basıncı düştüğü için hemoglobinin oksijene ilgisi artar. Onu bırakamaz ve hücrelere oksijen taşınamaz. Hücrenin enerji üretiminde sorunlar yaşanır.

•Karbondioksit bronşları ve damarları genişletir. Kanda karbondioksit kısmi basıncı düşünce damarlar ve bronşlar daralır. Ayrıca ağızdan alınan hava ısınmadığı için soğuk hava da bronşları refleks olarak daraltır.

•Burun tıkanıklığı nedeniyle sürekli ağız solunumu yapanlarda kan oksijen düzeyinin düştüğü saptanmıştır. Yani ağız solunumu daha fazla oksijen anlamına gelmez.

•Ağız solunumu akciğerin üst loblarını hareketlendirirken burun solunumu alt bölümleri harekete geçirir. Alt lobların havalanması ve kanlanması (ventilasyon-perfüzyon) daha boldur. Bu nedenle ağız solunumuyla yeterli havalanma ve kanlanma sağlanamayabilir.

•Ağız solunumu diyaframı daha az çalıştırır. Oysa etkili bir solunum diyaframımızı harekete geçirdiğimiz solunumdur.

• Ağız solunumu hızlıdır; beyne stres işaretleri verir. Bu nedenle, beyin sapındaki solunum hızını saptayan Pre-Botzinger kompleksi uyarılır ve strese vücudumuzun yanıt vermesi için gerekli hareketi başlatır.

•Ağız solunumu çene ve diş yapısı ve sağlığı için de zararlıdır. Şekil bozuklukları olur.

•Ses tellerimiz kurur, buna bağlı sorunlar oluşur.

•Solunum biyomekaniği ve egzersiz kapasitesi olumsuz yönde etkilenir. Sonuç olarak Amerikan yerlilerinin yüzyıllar öncesinde bilip uyguladığı, binlerce yıl öncesinden gelen kadim bilgilerde yer alan burun solunumunun faydaları, ağız solunumunun zararları günümüzde bilimsel yollarla da kanıtlanmaya devam etmektedir.

Sizce de ağzımızı kapatmanın vakti gelmedi mi?

Dengede ve mutlu kalın!

Kaynaklar:

1) Souki BQ, Lopes PB, Pereira BJ, Franco LP ve ark. Mouth breathing children and cephalometric pattern: Does the stage of dental development matter? Int. J. Ped. Otorhinolaryngol, 2012, 76(6), 837-841.

2) Okuro RT, Marcillo AM ve ark. Exercise capacity, respiratory mechanics and posture in mouth breathers. Braz J Otorhinolaryngol, 2011;77(5):656-62.

3)HsuYB,La MY,HuangYCveark. Association Between Breathing Route, Oxygen Desaturation, and Upper Airway Morphology. Laryngoscope, 202, 131(2):E659-E6.

4) Trevisan ME, Boufleur J, Soares JC ve ark.,Diaphragmatic amplitude and accessory inspiratory muscle activity in nasal and mouth-breathing adults: a cross-sectional study.J Electromyogr Kinesiol, 2015, 25(3):463-8.

Yararlanılan Kitaplar:

Dr. Ömer Önder, Nefesten Solunuma, 3. Baskı

Ebru Şinik, Nefeste Saklı Hayat, 10. baskı


Vahide Savcı

27/06/2021