Blog

Finansal Wellbeing

Maddi Açıdan Güvende Hissediyor musunuz?

İçinde bulunduğumuz koşullar düşünüldüğünde bu soruya “evet” yanıtı verecek çok az insan olduğunu tahmin edebiliyorum. Çünkü bizim dışımızdaki bir çok faktör bizim maddi wellbeing düzeyimizi değiştirme potansiyeli taşımakta.. Ama biz de kendi finansal esenliğimizi yaratmak ve korumak zorundayız.

Mutluluğun sahip olduğumuz para miktarı ile ilişkili olduğuna inanılır. Bunun bir gerçeklik payı da vardır. Kişi başına düşen ulusal gelir düzeylerinin yüksek olduğu ülkelerde yaşayan bireylerin wellbeing düzeyleri fakir ülkelere göre daha yüksek bulunmuştur.  Ama zengin insanların ya da zengin ülkelerde yaşayan her bireyin koşulsuz mutlu olduğu da söylenemez. Yani sahip olunan para miktarı finansal esenliğin göstergesi değildir.  Parayı nasıl kullandığımız ve onunla ilgili algımız daha büyük önem taşımaktadır.

Arkadaşlarla gidilen bir tatile harcanan paranın sağladığı mutluluk, alışverişte tüketilen paranın sağladığı mutluluktan daha fazla olmaktadır. Alınan öteberi bir süre sonra tükenirken, tatil anıları uzun süreli bizi mutlu etmeye devam etmektedir.

Kendimizi çevremizle kıyaslama ve daha üstün olmaya çaba harcamak da finansal esenliğimizi kötü yönde etkilemektedir. Sahip olduğumuz mal mülk ile kıyaslama çıkmazının sonu yoktur ve insanı çökertir. Para kolayca sayılabilen bir şeydir; ama yaşantılarımızda oynadığı rol daha sübjektif ve değişkendir.

Eğer günlük meşguliyetlerimizden mutlu isek, güçlü sosyal bağlarımız varsa çevremizden üstün olmaya çabalamayız. Çünkü kendimizi daha güvende hissederiz. Finansal esenlik için de kendimizi güvende hissetmemiz gerekir.


Finansal wellbeing düzeylerini yükseltmek için neler yapılabilir?

Finansal/mali esenliğinizi yükseltmek istiyorsanız, önce mesleki ve sosyal wellbeing düzeylerinizi iyileştirmeniz gerekir. Çünkü günlük meşguliyetlerinden hoşnut olan ve ilişkileri sağlam bireyler kendilerini başkalarıyla kıyaslamaz ve komşularıyla yarışa girmezler. Böylece gelirlerini daha mantıklı harcamalara yatırırlar. Finansal açıdan daha güvenli ortamlar yaratırlar.

Paranızı çoğunlukla tüketim malzemeleri için değil, arkadaşlarınızla çıkacağınız bir tatil veya katılacağınız bir aktivite ya da almak istediğiniz bir eğitim için harcayın. Günümüzde bunun uygulanmasının zor olduğunu düşünenleriniz olacaktır. Ama en azından seçimlerinizi bu farkındalıkla yaptığınızda, wellbeing düzeylerinizi iyi yönde etkileyen kararlar alacağınızdan emin olabilirsiniz.

Mutsuz iken alışverişe çıkmayın. Çünkü depresif ve mutsuz iken yapılan alışverişte daha fazla para harcanmakta ve yanlış seçimler yapılmaktadır. Bu durum mutsuzluğun daha da derinleşmesine neden olmaktadır.

Harcamalarınızı sınırlayan veya erteleten sistemler, birikim hesapları, emeklilik hesapları gibi sistemlerle çalışın. Böylece parayla ilgili günlük kaygılarınız azalsın ve kendinizi güvende hissedin.

Dengede ve mutlu kalın!

Kaynak: Wellbeing: The Five Essential Elements. Yazarlar: Tom Rath ve Jim Harter


Vahide Savcı

2022-06-30