Blog

Glimfatik sistem: Beynimizin sifonu

Bir önceki yazımda uykunun öneminden ve uykuda gerçekleşen bazı değişikliklerden bahsetmiştim. Bu günkü yazımda yine uykunun çok belirleyici olduğu bir sistemden bahsedeceğim: GLİMFATİK SİSTEM Birçoğumuz bu ismi yeni duymuş olabiliriz. Çünkü yeni ortaya çıkarılmış bir sistemden bahsediyorum. Lenfatik sistem vücudumuzda hücreler arasındaki sıvının temizlenmesi ve yağ, protein ve diğer metabolitlerin atılması veya geri dönüştürülmesi için vazgeçilmez bir dolaşım sistemidir. Glimfatik sistem ise “glia”+ “lenfatik” sistem birleşiminden türetilmiş bir tanımdır. Glimfatik sistem, oldukça iyi organize olmuş bir beyin omurilik sıvısı taşıma sistemidir. Beyin dokumuzda lenf damarları bulunmamaktadır. Bu durumda beyinde biriken atıkların nasıl boşaltıldığı uzun sure farklı spekülasyonlara neden olmuştur. Yakın zamanda glimfatik sistem keşfedilince, bu spekülasyonların çoğunun doğru olmadığı da ortaya çıkmıştır. Beyin dokusunu besleyen kılcal kan damarlarının etrafında, onları ayak benzeri yapılarıyla çepeçevre saran glia hücreleri vardır. Bu hücrelerin oluşturduğu ikinci bir duvar sayesinde beyin omurilik sıvısı damar duvarı ile bu hücre duvarı arasındaki mikro boşlukta, damarlar boyunca dolaşır. Bu glia hücrelerinin damarı saran ayakları sıvı geçirgenliğinde özelleşmiş bazı kanallar içerirler ve bunlar aracılığıyla hücreler arası alanda birikmiş çöpler ve proteinler beyin sıvısına geçerek beyin zarındaki lenfatik damarlara ve genel dolaşıma taşınır ve böylece beyinden uzaklaştırılır.

Yani glimfatik sistem bir çeşit beynin “sifon” sistemi gibidir. Bu sistem iyi çalışmazsa beynimizden uzaklaştırılması gereken proteinler ve diğer atık metabolitler beyinde birikir ve dokularda bir takım hasarlar yaratır. Günümüzde Alzheimer Hastalığı başta olmak üzere çeşitli bunama tipleri, Parkinson Hastalığı ve daha bir çok nörodejeneratif (sinir sisteminde hasarlanmayla seyreden) hastalığın glimfatik sistemin iyi çalışmaması sonucu geliştiği ile ilgili bilgiler artmaktadır.

Peki bu sistemi nasıl koruyacağız? Glimfatik sistemin sağlıklı çalışmasının en önemli belirleyicisi UYKUdur. Kesintisiz ve kaliteli 7-8 saatlik uyku beynin hem temizlik işlemi, hem de sinaptik bağlantılarının yeniden düzenlenmesi için gereklidir. Çünkü uyku sırasında sinir hücrelerinin üzerindeki dikensi çıkıntılar küçülür ve hücrenin kapladığı alan da azalır. Bu da hücreler arası bölümün genişlemesine ve buradaki protein vb atıkların güçlü bir şekilde glimfatik sisteme yönlendirilmesine yardımcı olur. Glimfatik sistemin özellikle beyin dalgalarının yavaşladığı derin NREM (faz 3-4) uykuda çok iyi çalıştığı gösterilmiştir. Yaşla birlikte glimfatik sistem çalışması azalır. Çünkü yaşlanmayla birlikte toplam uyku süresi kısalır (Toplam uyku süremiz her 10 yılda 10 dakika kısalmaktadır.) Yaşlanmayla birlikte uykunun kalitesi de değişir. Bölünmeler olur, uyku yüzeyelleşir ve derin uyku süreleri çok kısalır. Bu durum sifon sistemimizin çalışmasını engeller.

Ama sevindirici olan konu, bunama, Alzheimer gibi çeşitli bilişsel hastalıklar için yüksek risk taşısak da, kaliteli bir uyku düzenimiz olduğunda, bu risklerimiz azalmaktadır. Yaşımız kaç olursa olsun uyku kalitemizi ve süresini düzenleyerek sağlıklı yaşamamız mümkündür.

Uyku sorunları yaşayanlar için “UYKU SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ” başlıklı yazımı okumalarını öneririm.

Dengede ve mutlu kalın!

Kaynak: Maiken Nedergaard ve Steven A. Goldman. Glymphatic failure as a final common pathway to dementia, Science, 370, 50-56,2020


Vahide Savcı

27/06/2021